Samsun Basın Camiası…

Büyük bir camia…

Bunu daha iyi anlıyor insan, dışarıdan bakınca…

Ama sıkıntıları da o denli büyük…

Yıllarca taş üstüne taş konmamış mesela…

Kurumsal olanların dışında,

Gazetecilerin hiçbir güvenceleri filan da yok…

***

Toplumun en sosyal olması gereken kesimi,

Ama iki çift laf edecekleri,

Durum değerlendirmesi yapacakları,

Özeleştiri verecekleri bir ortam da yaratılamıyor…

Daha da doğrusu,

Böyle bir ortam oluşturmak isteyenlerin tekerine de çomak sokuluyor…

Bana yaptıkları gibi…

Ne yani, meslektaşlarımıza yakışan bir

Samsun Gazeteciler Cemiyeti

İşinize gelmez mi?

Gelmiyor!

Gazetecilerin çoğu evsiz,

Bu konuya Ankara’da yetkililerle görüşmüştüm…

O bile engellendi!

Garip değil mi?

Adamı ev sahibi yapacaksın, ama haset, kıskançlık, nefret, kin…

Öyle bir gözlerini bürümüş ki birilerinin…

Diğer arkadaşlarına bile engel oluyor!

*** 

Basın Konseyi’nin 31. Kuruluş Yıldönümü için…

İstanbul’daydım önceki gün…

Ben de eski bir İstanbulluyum…

Uzun yıllar oradaydım, gazetecilik yaptım…

Eski arkadaşları aradım…

Cumhuriyet Gazetesi’ndeki şefim…

Necdet Doğan’la görüştüm…

Yalçın Bayer’in kulaklarını çınlattım.

Hürriyet Gazetesi’nden İsmail Saymaz ve Arda Akın’la buluşacaktım…

Bir yağmur, bir fırtına… Hava buz…

Üstelik de günlerden Pazar…

Ve daha da üstelik, saat 1’de Samsunspor’un Erzurumspor’la maçı var…

Ektim arkadaşları… Maçı izledim…

Aradım sonra Arda Akın’la görüştüm…

Samsun’daki bütün dostlara selamı var…

Aslında Samsun iyi isimler de yetiştiriyor…

Ancak burada kıymetini bilen yok!

Dedim ki Arda’ya;

“Çok iyi ettin İstanbul’a gelmekle.

 Samsun’da kalsaydın harala gürele…”

***

Bu arada Hürriyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü

Necdet Doğan’ı aradım… Uzun uzun konuştuk…

O da selam gönderdi bizim eski tüfeklere…

“Canım ciğerim” filan dedi, “Selamını söylerim” dedim…

Oysa o dediği isimlerle yıllardır görüşmem bile…

***

Demem o ki,

Camia olarak yani;

Dışarıdan büyük görünüyor bizim ki…

Oysa gel bir de içini gör!

Samsun’da bizim alemde herkes birbirinin gözünü oymak için fırsat bekliyor…

Yahu ne var? Kim neyi paylaşamıyor?

***

Ben özel günlerde…

Özellikle, gazeteci arkadaşları mezarlıklara götürmeye çalışırım…

Bildiğim dualar bellidir zaten!

Ama Samsun Gazeteciler Cemiyeti’nin bir işi de bu…

Hani! Niye?

“Unutmayın gideceğiniz yeri” diye…

Unutursan, unutulursun! Kural böyle!

Birazcık saygı, azıcık vefa!

Sökün atın içinizdeki kini!

Hepimiz ölüp gideceğiz sonuçta…

***

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hakan 2018-02-17 22:07:19

20 yıldır bu camidayım ıkı yazı yazar sarı basın akrtı alırlar koseye cekılılerler ama hıc meslekdasalrının haklarını aramazlar bizler maas alamazdık kendılerı avmledre alıs verıs yaparlardı hakımız aradımız zman o kadar vahımı durum dıye alay edrelerdı ..o gunlerıde gorduk yasadık..ıkı yazı yazmayla gazatacii olunmuyo matbaanın tozunu yutacan gıdım gordunmu bu gazete nasıl cıkıyo ızledınmı yok mehmet abıı sen bu camiada bıtanesın bıtanesın başka yok