Özdil'den İnce'ye cevap! Babam şerefsizse...

24 Haziran seçimlerinin ardından, cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ile Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil arasında büyük kavga çıktı. İnce'nin 'ıspatlamayan şerefsiz oğlu şerefsizdir' sözlerine Yılmaz Özdil'den cevap gecikmedi.

Özdil'den İnce'ye cevap! Babam şerefsizse...

24 Haziran seçimlerinin ardından, cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ile Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil arasında büyük kavga çıktı. İnce'nin 'ıspatlamayan şerefsiz oğlu şerefsizdir' sözlerine Yılmaz Özdil'den cevap gecikmedi.

03 Temmuz 2018 Salı 10:28
Özdil'den İnce'ye cevap! Babam şerefsizse...

Sözcü yazarı Yılmaz Özdil, Muharrem İnce'nin Hürriyet'e verdiği röportajda kendisine ilişkin kullandığı sert ifadelere yanıt verdi.

Özdil, 'Bugüne kadar babama, anneme, aileme dil uzatacak kadar küçülen, buna yeltenecek kadar alçalan olmadı. Muhalefetteyken bile böyleyse, kazandığında neler olacaktı diye düşünüyor insan' ifadelerini kullandı.

İşte Özdil'in yazısının ilgili kısmı:

"...Muharrem İnce, yandaş Hürriyet gazetesinden Ayşe Arman'a röportaj verdi. Benim hakkımda “şerefsiz oğlu şerefsiz” dedi.

“Ahlaksız” olduğumu söyledi.

...

Yazdıklarım bana ait, beni bağlar. Dolayısıyla, kişisel olarak beni hedef almaları normaldi.

Ama, yukarda Allah var… Bugüne kadar babama, anneme, aileme dil uzatacak kadar küçülen, buna yeltenecek kadar alçalan olmadı.

Muhalefetteyken bile böyleyse, kazandığında neler olacaktı diye düşünüyor insan.

Ve tabii şunu da düşünmeden edemiyor… Babam şerefsizse, ben şerefsizin oğlu şerefsizsem, babamın cenaze törenine niye geldi acaba, şerefsizler toplantısına mı?"

İNCE NELER SÖYLEMİŞTİ?

İnce'nin Hürriyet'e verdiği röportajın ilgili bölümü şöyle:

“Beni üzen şeyler yazdı, yazısını beğenmedim!” dedim. Gerçekten de yalan yanlış bir sürü şey yazdı. Ben eşimle alışveriş yaparken güya Anadolu Ajansı çekmiş. Anadolu Ajansı kime aitmiş? Erdoğan'a! Yani bunların hepsi ayarlanmış. Bir kere doğru değil, dersini iyi çalışsın. Anadolu Ajansı yoktu orada. Bakın sabahtan beri burada, kapının önünde kameralar vardı, az önce gittiler. Ben Murat Karayalçın'ın ofisine gittim, orada da çıkışta vardı kameralar. Benim evimin önünde günün 15 saati kamera var, onlar bilinen kameralar, bilinmeyenleri ben de bilmiyorum. Yani benim her gittiğim yerde kamera var. Ofisimin önünde var, evimin önünde var. Köydeki evimin gece 1'de önünde insan var. Sabah 5'te var. Dışarıda bekliyorlar. Ama söylüyorum, o gün orada Anadolu Ajansı yoktu. Bilgisi doğru değil. Orada benim gördüğüm Fox ve Demirören Haber Ajansı vardı. Yılmaz Özdil'in benimle ne özel derdi var bilmiyorum. Sözcü Gazetesi'yle bir derdi var da benim üzerimden bir hesaplaşma mı yapıyor onu da bilmiyorum. Ama o anlar buradan ne demek istediğimi. Yazdıkları doğru değil ve çirkin. Erdoğan'la böyle bir pazarlığı yapan şerefsizdir, böyle bir pazarlığı yapmadan bunu yaptı diye yazan da şerefsiz oğlu şerefsizdir! Herkes haddini bilecek, ahlaklı olsun herkes, benim canımı sıkmasınlar. Herkesi ahlaklı olmaya davet ediyorum.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.