Flaş Haber
Kapat

Mehmet Yazıcı’nın kaleminden Kongre notları!

AK Partide ilçe kongreleri birbiri ardına yapılıyor. Olaylı Terme Kongresinin ardından Çarşamba ve Salıpazarı’nda tek listeyle seçime gidildi. Artık tek listeyle ne kadar seçim olduysa mevcut Başkanlar yeniden seçildi.

Mehmet Yazıcı’nın kaleminden Kongre notları!

AK Partide ilçe kongreleri birbiri ardına yapılıyor. Olaylı Terme Kongresinin ardından Çarşamba ve Salıpazarı’nda tek listeyle seçime gidildi. Artık tek listeyle ne kadar seçim olduysa mevcut Başkanlar yeniden seçildi.

18 Eylül 2017 Pazartesi 09:21
Mehmet Yazıcı’nın kaleminden Kongre notları!

Bugün Çarşamba İlçe Kongresini değerlendirelim…
Çarşamba’da mevcut Başkan Halit Doğan’ın adı zaten daha önce “Genel Merkezin adayı” diye açıklanan beş isim arasında geçiyordu. Yani karşısına başka aday çıkmaması gerekiyordu. Peki çıkarsa ne olurdu? Ne olacağını Terme Kongresinde gördük! Hacı Bilal Aslan’a yapılanlar ortada! Bu artık bir sır değil!

Madem Genel Merkez başkanları atayacaktı, kongreye ne gerek vardı? Neden delege seçimleri yapılıyordu? Sadece benim değil, bütün Ak Partililerin kafasında da bu sorular var? Cevap vermek kolay değil! Bu durum değişebilir mi? Elbette değişebilir… Zaten sözü edilen “yorgunluk” bu durum değişince muhtemelen kendiliğinden ortadan kalkar…

Lafın tamamı deliye söylenir! En iyisi uzun etmeyelim. Çarşamba ilçe kongresine dönelim…

İlçe Başkanı Halit Doğan’ın listesinde bazı isimlere yer verilmezken bazı sürpriz isimler de göze çarpıyordu. Örneğin Fuat Köktaş’a yakınlığıyla bilinen Hasan Öney’in üzeri çizildi. Ama işin gerçeği daha sonra anlaşıldı; Yeni listede kendine yer verilmeyen Üney, Çarşamba Belediyesi Meclis üyesi olduğu için listeye alınmamıştı…

Yahya Gider de Fuat Köktaş’a yakın isimlerden biriydi ve listedeki yerini korudu. İhsan Odabaş ise listeye alınmayanlardandı.

Eski Çarşamba Gençlik Kolları Başkanı İbrahim Alan da listeye giren yeni isimlerden biriydi. Vatana, millete hayırlı olsundu!

Kongreden sonra yapılan yorumlar da ilginçti.  “Çarşamba Belediyesine iş yapan bütün tüccarlar, esnaflar Ak Parti ilçe yönetimine alındı” deniliyordu. Kerim Çakır, Şeref Çelebi, Hasan Özcan buna örnek gösteriliyordu.

Sevilen Başkan Hüseyin Dündar’a yakınlığıyla bilinen ve akrabalık bağı da olan Yüksel Bilgin yeni yönetimde yer aldı.

Bir söylenti de Ak Parti Çarşamba İlçe yönetiminde yer alanların pek çoğunun Çarşambaspor yönetiminde de yer almasıydı. Hatta bununla ilgili yapılan şakalar dilden dile dolaşıyordu. Bir AK Partili, kongre yapılan salonun kapısında “Kongreye ne gerek vardı? Çarşambaspor yönetimini komple seçseydik aynı şey olacaktı” diye konuşuyordu.

Kongreden sonra salondan çıkarken Fuat Köktaş her zamanki sıcak tavrıyla “Komenis n’aber” diye yine bana takıldı… Ben de her zamanki gibi “İyidir yoldaş, senden ne haber” diye cevap verdim. Gülüştük!

Biliyorsunuz, Sayın Köktaş’la bir dönem küffara karşı birlikte savaştık, yol arkadaşıydık! Yoldaşlık böyle bir şeydi! Şimdi, köprünü altından çok sular geçti, dengeler ve yengeler değişti! Demek “Siyaset” denilen şey aslında böyle bir şeydi!

Çarşamba Kongresi bana kalırsa, gerek katılan insanların niteliği ve katılımın yoğunluğuyla pek renkli geçti. Özellikle konuşmalar ve konuşmacılar müthişti. Fuat Köktaş, salona hakimdi. Orhan Kırcalı ile Hasan Basri Kurt kısa kısa ve öz konuştu, önemli noktaların altını çizdi.

Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Demircan adeta brifing verdi. Dinleyenleri bilgi bombardımanına tutmuş gibiydi. Yaygın ve yerel basın bu konuşmaların bazı bölümünü manşetten verdi.

Çiğdem Karaaslan’ın konuşması da zaman zaman alkışlarla kesildi. Anlatımı ve vurgusu müthişti. Tam bir ajitatör gibi salonu dolduran insanları zaman zaman mest etmesini bildi. Hele konuşmasının şehit babası ve CHP lideri Kılıçdaroğlu ile ilgili bölümü büyük alkış aldı… Karaaslan’a şehit babasının salonda olduğu duyurulunca, “Bu konuşmayı yaparken inanın şehit babasının bu salonda olduğunu bilmiyordum” diyerek ne kadar samimi olduğunu da gösterdi.

Kongreden sonra ben de bir süre şehit babası Fazlı Taşkın’la görüştüm, yorgun görünüyordu. Dağ gibi bir yiğidi toprağa vermek kolay değil tabi! Bir de şu çelenk meselesi yüzünden başı ağrıyordu. “Her yerden saat başı arıyorlar, canlı yayına bağlayalım diyorlar. Ben canımı kaybetmişim, siz neyin derdindesiniz. Kimseyle konuşmak istemiyorum, acımı yaşamak istiyorum” diyordu…

Ben Çarşamba kongresinden bu notları aldım… Diğer kongrelerde buluşalım!

MEDYAVERİ.COM/Mehmet YAZICI

Son Güncelleme: 03.10.2017 15:11
Anahtar Kelimeler:
MEDYAVERİSamsunhaber
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.